İSTİHBARAT

Şifresiz Yayın!

Gezi Parkından sonra, Tahrir Meydanı! Sıra Mursi’de !

Posted by admin Temmuz 3, 2013


mursiii_232

Mısır’da ordunun Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye ‘halkın taleplerinin karşılanması için’ verdiği 48 saatlik süre doldu.

Ve tanklar sokaklara çıktı.

Peki ama diktatör Hüsnü Mübarekten sonra demokratik yollarla göreve gelen Mursi’nin askeri darbeyle devrilmek istenmesi neden?

 

Başlangıç

Diktatör Hüsnü Mübarek’in halk ayaklanması sonucu devrilmesinden sonra gerçekleştirilen ilk özgür seçimlerde iktidara gelen Muhammed Mursi liderliğindeki Müslüman Kardeşler’in kurduğu hükümetin birinci yılını doldurduğuı 30 Haziran’da muhalefetin, Başkent Kahire’de “hükümeti düşürme, erken seçim kararı aldırma” protesto gösterileri ile başladı.

Sandıkta Cumhurbaşkanı Mursi hükümetini yenemeyeceğini anlayan devrik lider Hüsnü Mübarek’e bağlı “Baltacılar” olarak bilinen gruplar ile daha önce Hüsnü Mübarek yönetimine karşı olan ve kendilerini “Çapulcu” olarak adlandırılan, ülkenin kaymağını yiyen İslam karşıtlarının birleşti.

 

Tıpkı Türkiye’de Gezi parkında olduğu gibi farklı siyasi gruplar, işçi sendikaları, aşiretler ve emekli subaylar ortak cephe oluşturarak, “halkın iradesi ve meşruiyetin korunması” çağrısında bulundu. Cephe adına yayımlanan bildiride, vatanın onurunu ve halkın iradesini korumak için bütün kanuni ve barışçıl yolların kullanılacağı, bu çerçevede Mısır meydanlarında milyonlarca kişinin toplanacağı oturma eylemleri düzenleneceği ifade edildi. Hürriyet ve Adalet Partisi, İnşa ve Kalkınma Partisi, Yeni İş Partisi, Reform Partisi gibi İslami eğilimli siyasi grupların yanı sıra aşiret temsilcileri, emekli subaylar, gaziler ve öğrenci gruplarının da imzaladığı bildiride, ilk faaliyet olarak, 29 haziranda ikindi namazından sonra başkent Kahire’deki Rabiatü’l Adeviyye meydanında “meşruiyetin korunması” adıyla bir gösteri düzenledi.

 

Devrik diktatör Mübarek’e bağlı “Baltacılar” olarak bilinen gruplarla solcu, liberal ve laiklerin oluşturduğu muhalefet, İslamcılara karşı birleşiyor ama ortak bir görüşte buluşamıyor. Tek ortak noktaları, Mursi’yi devirmek!
İktidara geldiği günden beri yargının engellemeleriyle hareket alanı daraltılan Mısır’ın ilk İslamcı Devlet Başkanı Muhammed Mursi, Kahire’deki Uluslararası Konferans Merkezi’nde üst düzey yetkililer ve destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada, “Daha ilk günden, Mısır’ın ilk özgür ve demokratik yollarla seçilen devlet başkanı olarak beni devirmek isteyenler tarafından birbiri ardına komplolarla karşı karşıya kalıyorum. Bu kadar zehirli bir havada, liderin en iyisi bile nasıl büyük başarılar elde edebilir? Yalnızca bir yıl boyunca, 4 bin 900’e yakın grev ve 22 tane milyonlara protesto çağrıları yapıldı. Devrilen rejimin eski işbirlikçileri devletin çökmesi için planlar yapıyor” demişti.

Türkiyede 5 aile, Mısırda 30 aile!

Mursi  bir açıklamasında aynen şöyle dedi. “Mısır’ı 30 aile soyuyor. Biz buna imkan tanımayacağız. Biz bunun önünü keseceğiz.”

Bu açıklamanın altında da Mısır’ın kaynaklarının yıllardır İsrail tarafından desteklenen bazı ailelere ve şirketlere nasıl aktarıldığını detaylı şekilde açıkladı. Mursi’nin yerleşik düzen açısından son dönemdeki en büyük suçlarından birisi bu açıklama.. İkincisi, -geçmişe dönersek- Mursi Filistinlilere kapıları açtı. Bu ne demek? Yıllarca Hüsnü Mübarek yönetminde İsrail tarafından kapalı kapılar ardında yönetilen Mısır, yıllarca İsrail tarafından manipüle edilen Mısır ilk defa müslüman bir devlet olduğunu, İslamın en önemli temsilcilerinden biri olduğunu farketmeye başladı ve buna uygun davranmaya başladı. Bu ikinci hata, yerleşik düzen için Mursi’nin ‘affedilmez’ olan hatasıydı ama Mursi olması gerekeni yaptı. Mısır’ın geçmişine ve tarihine yakışanı yaptı fakat bu iki olay Mursi’ye karşı, darbenin en önemli etkenleri oldu.

Müslüman kardeşlerin geçmişine bakarsanız, geçmişlerinde dışlanma,itibarsızlaştırılma,yasaklanma ve sistem dışına itilme gibi yıllarca bir mücadele görürsünüz. Bugün de Mısır’da hala % 50’nin üzerinde oy oranına sahip bir iktidar tanklar tarafından devrilmeye çalışılıyor.

 

Refah kapısı ve Gazze!

Muhammed Mursi’nin göreve geldiği ilk günden itibaren İsrail’in daha öncede ülkede kazandığı alışkanlıkları bitirme çabası, onun hedef tahtasınına oturtulma nedenlerinden biriydi.

Kendinden önce Mısır’ı yıllarca zulumle yöneten ve kendi halkı kadar Filistin halkına da acı çektiren Hüsnü Mübareyin, kapattığı ve adeta Gazze’nin nefesini kestiği Refah kapısını, tekrar aktif hale getirmeside İsrail tepkisini çekiyordu. Mursi siyonizmin dallarını kestikçe, onun içinde çember daralıyordu.

 

ve yine Otpor ve yine Mısır!

Tunus’ta başlayıp Mısır’da zirveye oluşan Arap Baharı’nda sokaklar sosyal medya (Facebook ve Twitter) üzerinden organize olan gençlerle dolmuştu.

İnternette organize olan Arap gençleri Otpor’la işbirliği içinde; insanları sokağa çekmiş ve devrimi gerçekleştirmişlerdi.

Mısır’da 6 Nisan Gençlik Hareketi olarak ortaya çıkan Mısırlı gençlerin internette ne kadar aktif oldukları ve gösteri ve isyanı organize ettikleri de sık sık uluslararası medya kuruluşlarına yansımıştı.

Tahrir’de ve Adeviye meydanlarında Mursi’ye karşı hareket başlatan ve ne idüğü belli olmayan yüzlercesinin ellerinde yeniden Otpor’a ait simgelerin olması dikkat çekici.

 

Ve tabi Genelkurmay Başkanı Abdulfettah es-Sisi’nin 1 hafta içinde iki defa ABD ile ne görüştüğünü de bilmek lazım..

 

istihbarat.wordpress

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: